Dil ve Konuşma Bozukluğu Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı
Çocuklarda Dil ve Konuşma
Dil; düşünce istek ve gereksinimlerimizi iletebilmek için öğrendiğimiz kod olarak tanımlanabilir. Okumak, yazmak, konuşmak ve jestler dilin biçimleridir. Konuşma ise dilin sese dönüşmüş biçimidir.
Çocuklar dil kurallarını nasıl öğrenirler?
Çocuklar dili ve konuşmayı, çevrelerinde konuşulan dili dinleyerek ve işittiklerini uygulayarak öğrenirler. Bu yol, dil kodunun kurallarını edinmelerini sağlar. Dil bir defada öğrenilmez, zaman içinde yerleşir, edinilir.
Aileler, çocuklarına konuşmayı öğrenmeleri için nasıl yardım edebilir?
En temel yöntem çocukla konuşmak ve onlara kitap okumaktır. Çocuktan konuşmasını istemek yerine, çocuğu konuşmaya teşvik ederek ve konuşmayı eğlence haline getirerek yardımcı olunabilir.
Gecikmiş Dil Konuşma
Çocuklar konuşmayı birbirinden farklı hızlarda öğrenirler; ancak bir çocuğun dil gelişimi yaşıtları ile aşırı düzeyde farklılık gösteriyorsa gecikmiş dil konuşma söz konusu olabilir.
Ne zaman gecikmiş dil konuşmadan şüphe edilmelidir?
Eğer çocuğunuz;
-
İlk sözcüleri söylemede zorluk yaşıyorsa,
-
Cümle kurmak için sözcükleri yan yana getiremiyorsa,
-
Sözcük dağarcığı yetersizse,
-
Ekleri kullanamıyorsa,
-
Sözcükleri ve cümleleri anlamada zorluk yaşıyorsa gecikmiş dil ve konuşma sorunu olabilir.
Çocuk dili ve konuşması hangi yaşlarda nasıldır?
Çocuklardan dil ve konuşmayla ilgili farklı yaşlarda farklı davranışlar beklenir. Örneğin, 1 yaşında çocuk bir-iki kelime kullanmalı; “Buraya gel” gibi basit istekleri takip edebilmeli; “Ayakkabıların nerede?” gibi basit soruları anlayabilmelidir. 2-3 yaşlarında, iki ya da üç kelimelik cümleleri konuşurken veya basit bir şeyler sorarken dilini kullanmalı ve “Topunu getir ve masanın üstüne koy.” gibi iki isteği aynı anda yerine getirebilmelidir. Ayrıca çocuğun konuşması hem aileye hem de onu tanımayanlara anlaşılır olmalıdır.
Bazı dil gecikmeleri Otizm spektrum bozukluğu, Down sendromu veya işitme kaybından kaynaklanıyor olabilir.
İşitme kaybının dil gelişimi üzerindeki etkisi
Özellikle yaşamın ilk yılı, dil ve konuşma öğrenilmesi için önemlidir. Hafif işitme kayıpları bile çevrelerindeki dil ve konuşma girdilerini kaçırmalarına sebep olabilir ve önemli gelişimsel gecikmelerle sonuçlanabilir. Bilhassa kulak enfeksiyonu, sık üşütme ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonu ya da alerji durumları sık tekrarlanıyorsa, aileler çocuklarını düzenli olarak odyoloğa götürerek işitme değerlendirmesi yaptırmalıdır.
Çocuğumun Dil konuşma sorunu hakkında ne zaman profesyonel bir yardım almalıyım?
Kaygı duymaya başladığınız zaman gecikmeyin. Hiçbir çocuk yardım almak için küçük değildir. Eğer bir sorun varsa, erken müdahale önemlidir. Eğer sorun yoksa içiniz rahat eder.
Gecikmiş dil ve konuşma için ne yapılabilir?
Çocuğunuzda gecikmiş dil konuşma olduğundan şüphe ediyorsanız bir dil ve konuşma terapistine başvurmalısınız. Dil ve konuşma terapisti, çocuğunuzun söylenilenleri anlama ve dili kullanma becerilerini değerlendirir. Bunun için standardize edilmiş testler kullanabileceği gibi çocukla oyun içinde etkileşime girerek de değerlendirme yapabilir. Dil ve konuşma terapisti size çocuğunuzun ilk sözcüklerini ve cümlelerini ne zaman kullanmaya başladığı, mevcut sözcük dağarcığı, diğer dil becerileri ve gelişim öyküsüne yönelik ayrıntılı sorular yöneltir. Yapılan değerlendirmenin ardından çocuğa özel bir program hazırlanır. Aileye evde uygulayabilecekleri yöntemleri öğreten bir eğitim verilir ve çocuk ile gerçekleştirilecek seanslar planlanır. Bazen de grup eğitimi ile terapilerin desteklenmesi önerilebilir.
Konuşma Sesi Bozuklukları
Artikülasyon Bozuklukları
Artikülasyon nedir?
Artikülasyon, havanın ses telleri arasından geçip ağız içerisinde dil, çene, dişler ve damakta biçimlenip konuşma seslerinin oluşturulması, hece ve kelimeler halinde işlenmesidir.
Artikülasyon bozukluğu nedir?
Artikülasyon bozukluğu olan kişi, sesleri, heceleri ya da kelimeleri yanlış üretir; dinleyenler ne söylediğini anlayamaz ya da kelimenin anlamından çok, ne söylediğini anlamak için çok fazla dikkat harcarlar.
Artikülasyon bozukluğu bebek konuşması gibi midir?
Küçük çocuklar sesleri, heceleri, sözcükleri yanlış kullandıkları zaman, konuşmaları “bebek konuşması” gibi algılanabilir. Ancak ciddi artikülasyon sorunu olan büyük çocukların ve yetişkinlerin konuşmaları, bebek konuşmasından oldukça farklıdır.
Bazı artikülasyon hataları nelerdir?
Artikülasyon hatalarının çoğunluğu aşağıdaki üç kategoriden birine girer:
-
Ses veya hece atma(“havuç” yerine “avuç”)
-
Yerine ses kullanma(“köpek” yerine “töpet”)
-
Sesi bozarak kullanma
Artikülasyon bozukluklarının sebebi nedir?
Artikülasyon bozuklukları aşağıdaki fiziksel nedenlerden kaynaklanabilir:
-
Serebral palsi
-
Dudak-damak yarıklığı
-
İşitme kaybı
Ağızla ilgili diğer sorunlar( ortodontik problemler ve dişlerle ilgili diğer durumlar)
Bazen de belirgin bir fiziksel sorun olmaksızın artikülasyon problemi olabilir. İşlevsel artikülasyon bozukluklarında konuşma seslerinin yanlış öğrenilmesi sonucu yanlış üretim söz konusudur.
Fonolojik Bozukluklar
Çocuğun dile özgü konuşma ve ses kurallarını anlamada zorluk yaşaması anlamına gelir. Artikülasyon bozukluklarına göre daha karmaşık bir tablo gösterir. Örneğin; fonolojik bozukluğu olan bir çocuk belli bir sesi bir sözcükte yanlış üretirken diğer sözcüklerde doğru üretebilir( “kapı” sözcüğündeki k sesini doğru üretirken “okul” sözcüğünü “otul” olarak üretebilir).
Dil ve konuşma terapistleri bir çocukta fonolojik bozukluk veya artikülasyon bozukluğu olup olmadığını klinik gözlemler yaparak ve testler uygulayarak belirler.
Dudak-damak yarıklığına bağlı dil ve konuşma problemleri
Dudak-damak yarıklığı ile doğan bebeklerde damak ameliyatı yapılmadan önce ağız ve burun boşluğunu ayıran bir damak yapısı söz konusu değildir. Bu durumda, bu çocuklar ağız içinde bazı konuşma seslerinin üretimi için gerekli olan hava basıncını sağlayamazlar çünkü havanın burundan kaçması söz konusudur. Sonuç olarak, konuşma seslerini doğru olarak üretmede zorluk yaşarlar. Dudak-damak yarıklığı ile doğmuş çocukların ilk 9-24 ayda konuşmanın başlaması ve konuşma seslerinin zamanında üretilmesi ile ilgili bir gecikme yaşamaları beklenebilen bir durumdur.
Aileler ne yapabilir?
Aileler çocukları ile konuşmalı ve onların da konuşması için aktiviteler düzenlemelidirler. Damak ameliyatı yapıldıktan sonra çocuklar daha fazla ünsüz ses öğrenmeye başlarlar ve sözcük dağarcıkları artar. Aileler sürecin en başından itibaren çocuklarının dil ve konuşma özelliklerinin değerlendirilmesi için bir dil ve konuşma terapistine başvurmalıdır. Terapistin dil-konuşma becerilerini geliştirmek amacıyla oluşturduğu ev programının evde uygulanması sürecin hızlanmasını sağlayacaktır.
Dudak-damak yarıklığında dil ve konuşma terapisi
Hafif düzeyde burundan konuşması olan bireylerde, artikülasyon bozukluğu olanlarda ve konuşma gecikmesi olan çocuklarda dil ve konuşma terapisi oldukça işlevseldir. Dudak-damak yarıklıklarında konuşma terapisinin amacı konuşma alışkanlıklarını değiştirmek ve konuşma seslerinin nasıl doğru üretileceğini öğretmektir.
Aksanlı Konuşma
Aksanlı konuşma kendi içinde ikiye ayrılmaktadır:
Bölgesel aksan: Ülkemiz içinde bölgelere göre değişen pek çok aksan vardır. Doğu bölgesinde yaşayan bireyler ve Ege bölgesinde yaşayan bireylerin konuşmaları birbirinden farklıdır.
Yabancı aksanı: Türkçe konuşulan bir ortamda büyümüş biriyle yurtdışında büyümüş Türkiye kökenli birinin Türkçe konuşması birbirinden farklı olabilmektedir.
Bir aksanın diğerine üstünlüğü yoktur ve aksanlı konuşma bir dil ve konuşma problemi değildir; ancak eğer aksan kullanımı kişinin günlük yaşamındaki amaçlarını etkiliyorsa sorun olabilir.
Kişilerin yaşayabileceği zorluklar şu şekilde sıralanabilir:
-
Diğer bireyler sizi anlamada zorluk yaşıyorsa,
-
Sizi anlamayacaklarını düşündüğünüz için iletişim kurmaktan kaçınıyorsanız,
-
Sizi anlamadıkları zaman aynı sözleri tekrar tekrar söylediğiniz için sinirleniyorsanız,
-
İnsanlar ne söylediğinizin içeriğinden çok aksanınıza odaklanıp nasıl söylediğinizde ilgileniyorlarsa aksanlı konuşmanız günlük yaşamınızdaki iletişim performansınızı büyük ölçüde etkiliyor olabilir. Bu bireylerin iş performansları, günlük aktiviteleri, eğitim yaşamları ve öz güvenleri yaşadıkları iletişim sorunu nedeniyle olumsuz olarak etkilenebilir.
Nasıl bir tedavi programı uygulanır?
Dil ve konuşma terapisti, aksanlı konuşmaya sahip bireyin konuşma seslerini (ünlü, ünsüz) nasıl kullandığını ve konuşmadaki vurgu, ritim ve tonlama özelliklerini değerlendirerek kişiye özel bir müdahale programı hazırlar. Uygulanan yöntem “aksan modifikasyonu” olarak adlandırılır.